Ultimaker'in Yeni Patent Politikası

Son yıllarda dikkat çekici bir büyüme yaşayarak küresel ölçekte tanınan ve saygı gören bir şirket haline gelen Ultimaker, profesyonel pazarda kalitesini mükemmele yükseltmek ve bunu yaparken de beklenmedik darbeler yememek için “defansif patent” sistemine geçiş yapıyor.

Güçlü oyuncuların kozlarını paylaştığı profesyonel eklemeli imalat pazarında tüm şirketler yaptıkları her yenilik ve buluşta ürünlerini patent ile koruma altına alıyor. Bugüne kadar %100 açık kaynaklılık ve maker hareketine katkı politikasını benimseyen Ultimaker, bu politikasından vazgeçmeden kendi haklarını korumaya almaya karar verdi. 

Yeni patent politikasını blog yazısıyla duyuran Ultimaker, “3D baskı teknolojisine karşı duyarlı davranıyoruz ve gelişimini teşvik etmek için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Teknolojimizi herkes için kullanılabilir kılmakla birlikte, ürünlerimizi dünya genelinde daha fazla insana sunabilmek ve yeniliklerimizi iyi korumak için ek önlemler almalıyız” cümlesiyle her şeyi açıklıyor aslında. Kısaca; diğer şirketlerin veya teknoloji girişimcilerinin, Ultimaker’e ait olan fikirleri/üretimleri patentleyerek sahiplenmemesi için patent alma yoluna başvuruyor.

 

Ultimaker'in açık kaynak politikasının en güzel örneği Görseldeki maker, Ultimaker'in açık kaynaklılığını kullanarak Z unlimited adını verdiği bir sistemle 65 santimetreye kadar baskı alınabilmesini mümkün kılmış ve satışını yaparak para kazanmıştı.


Ancak, tabii ki bu açık kaynak politikasının sonlandığı anlamına gelmiyor. Ultimaker; bireysel olarak evde, küçük işletmelerde ve akademik araştırma dahilinde iyi niyetle kullanan herkese tüm sisteminin iplerini bırakmış durumda.

Yani; teknolojiyi, zevkine veya kendiniz için yaptığınız uygulamalarda kullanıyorsanız endişelenecek hiçbir şey yok. Özgürce Ultimaker’i kurcalayabilirsiniz. Defansif Patent sistemi piyasadaki diğer şirketlerle oluşabilecek sorunlarda hakların korunması için atılmış küçük bir adım diyebiliriz.